|
bağ dokusu hastalığı (MCTD), diğer bağ dokusu hastalıklarının belirtilerine ve semptomlarına neden olan, ender görülen bir öz bağışıklık bozukluğudur.
bağ dokusu hastalığı bulunan kişiler, lupus, skleroderm ve polimiyozitten oluşan diğer üç hastalığın özelliklerini yaşarlar. Bu nedenle, karma bağ dokusu hastalığı zaman zaman kesişim kümesi hastalığı olarak da ifade edilir.
Diğer üç hastalığın belirtileri ve semptomları genellikle bir arada, bir anda görülmez. Bu durum, bağ dokusu hastalığının teşhisini biraz daha karmaşık kılar.
bağ dokusu hastalığı bulunan kişilere genellikle ilk olarak lupus teşhisi konur. Hastalık ilerledikçe ve başka belirtiler ile semptomlar görünür hale geldikçe, teşhis düzeltilir.
bağ dokusu hastalığı en sık olarak kadınlarda görülür ve genç yetişkinlerde, 20’li ya da 30’lu yaşlarında teşhis edilir. Karma bağ dokusu hastalığı teşhisi çocuklara da konmuştur.
bağ dokusu hastalığı, romatologlar arasında biraz tartışmalı bir terimdir. Bazı uzmanlar, bağ dokusu hastalığının kendine özgü bir hastalık mı, yoksa başka bir başka bir bağ dokusu hastalığının habercisi mi olduğunu sorgulamaktadır.
bağ dokusu hastalıkları içinde en çok rastlanılan ve en çok bilinen hastalık ; sistemik lupus eritematozus’tur. (SLE)
Sistemik Lupus Eritematozus (SLE), sebebi bilinmeyen cilt, eklem, böbrek, kalp zarı, akciğer zarı gibi bir çok doku ve organ iltihabına bağlı çok sayıda bulgularla giden, değişik seyir gösteren ve çeşitli bağışıklık sistemi (immünolojik) anormalliklerle karakterize otoimmun, kronik sistemik bir hastalıktır. hastalarda önceleri yorgunluk ve eklem iltihabı gibi bir veya iki bulgu vardır. Sonra SLE’nin diğer özellikleri gelişebilir. Hastalardaki tutulan organlar değişiktir ve tutulan organ sistemine göre hastalığın şiddeti değişir. SLE alevlenme ve düzelme ya da inaktif hastalık dönemleriyle karakterizedir. Tanı konduğunda çoğu hastada yorgunluk, ateş ve kilo kaybı gibi temel bulgular vardır.
SLE’li hastaların yaklaşık %90’ında ilk semptom artrit (eklem iltihabı) veya artralji (eklem ağrısı) dır. SLE’de birçok değişik tipte deri belirtileri görülebilir. Her iki yanak ve burun köprüsünü kaplayan, burun ve dudak arası oluklarda görülmeyen, kelebek şeklindeki kırmızımsı döküntü (malar rash) güneş ışığına maruz kalmaksızın da olabilir. Ancak güneş ışığıyla artabilir. Hastaların %50-60’ında fotosensitivite (ışık duyarlılığı) bulunur.Güneş ışınları ile cilt lezyonlarında artış yanında sistemik bulgularda da artış görülebilir.
Yaklaşık %50 hastada klinik olarak belirgin böbrek tutulumu olur. Böbrek yetmezliği görülebilir. hastaların %30-60’ında nefes almakla,öksürmekle artan yan ağrısı ağrısı vardır. Buna rağmen radyografik bulgu bulunmayabilir. Damar bulgusu bulgu olarak da hastaların %10’unda daha çok bacaklarda damar içi pıhtılaşma gelişir. Sinir sistemi belirtiler de bu hastalarda oldukça değişiktir. Hastalarda psikoz, depresyon gibi bulgular yanında sara nöbetleri, beyin kanaması, geçici felçler görülebilir. Psikiyatrik bulgulardan depresyon, psikoz kortizon kullanımına da bağlı olabilir. Bu durumda ilacı kesmek gerekir.
Hastaların %50’ sinde mide barsak sistemi bulguları saptanır. İştahsızlık, bulantı, kusma en sık olanlarıdır. Kan hücrelerine ait anormallikler de en sık bulgu kansızlıktır. Hastaların %10’unda önemli derecede kan hücre yıkımı görülür. Yeni tanı almış olan hastada genel tedirginlik hali gözlenir. Hastanın psikolojik desteğe ihtiyacı vardır. Tedavinin yanında hastalar uyku, dinlenme, güneş ışığından korunma, beslenme ve egzersiz gibi konularda ilgilendirilmelidir.
SLE iyileşme ve alevlenme dönemleriyle seyreden bir hastalıktır. Quensyl aslında sıtma tedavisinde kullanılan etken maddesi hidroksiklorokin fosfat tır türkiye da bulunmamaktadır bu tarzdaki otoimmun hastalıklarda kullanılır.
bağ dokusu hastalıkları genellikle otoimmun karakterli , bütün sistemleri tutan , kronik , ilerleyici ve ölümcül hastalıklar olarak kabul edilir. tanı metodları her hastalık için farklıdır. labrauvar bulguları ; tanıda YARDIMCI metodlardır ve esas teşhis , hekimin bizzat yapacağı fizik muayene neticesinde konur.
ayrıca kabrauvar bulgularının pozitif çıkması , o hastanın % 100 bağ dokusu hastası olduğunu göstermez.
son olarak "BU ÖLÜMCÜL BİR HASTALIKMI?? TEDAVİSİ İMKANSIZ MI?? " sorunuza gelelim.
Allah ; insanoğluna her türlü hastalığı vermiştir. ama tedavisini de vermiştir..
yanlızca ölümün çaresi yoktur ..
her nefis bir gün ölümü muhakkak surette tadacaktır.
Bizler Allah’a tam teslim olmuşuzdur. aciz birer kul olarak ; Yaratan ne zaman emrederse , emaneti derhal teslim etmeye hazır olmak zorunluluğu vardır.
günümüzde bir çok kanserlerin tedavisi bulunmuşken , organ nakilleri yapılırken ; bağ doku hastalıklarının tedavisinin olmaması düşünülemez. elbette tadavisi vardır. ancak henüz araştırma safhasında olup , kati tedavisi henüz bulunmamıştır. ilerde elbette her hastalığın olduğu gibi , bu hastalığında çaresi kuşkusuz bulunacaktır.
sağlıklı güzel günler dilerim.
|