Revir.com'u açılış sayfam yapRevir.com'u favorilerime ekleRevir.com'u tavsiye etmek istiyorumRevir.com Bültenİletişim formuYardımEn çok cevaplayan doktorlarEditör doktorlar

 

108156 Numaralı Kullanıcı'nın

Bağlantılar

Soru numarası
172725
Soran kullanıcı
108156 [ Sağlık Dosyası | Diğer Soruları ]
Tarih
9 Şubat 2010 - 05:08
Bölüm
Üroloji

 
şeker hastalığı

Merhabalar benim annemde şeker hastalığı olduğunu zannediyorum bacağında çıkan yaralar uzun süre kapanmıyor çok sık tuvalete gidiyor ayrıca sürekli kaşıntı rahatsızlığı var kan şekerini ölçtüğümüzde 318 gibi bir rakam çıktı acaba ne yapabiliriz hastaneye götürmek istiyoırum hangi bölüme gitmeliyiz .
ayrıca ayaklarında morarma var gibi
cevap yazarsanız sevinirim.
teşekürler..

CEVAPLANDI

Cevaplayan
Uzm. Dr. Ümit Hazar
Cevap Tarihi
9 Şubat 2010 - 07:43

 
Diyabetin tedavisinde tıptaki bilgi ve teknolojideki hızlı ilerlemeye rağmen diyabetik ayak problemleri önemli bir sağlık sorunu olarak karşımızda durmaya devam etmektedir.

Diyabetik ayak yaraları önemli bir hastalık, ölüm ve ekonomik kayıp nedenidir.
Diyabete bağlı hastane yatışlarının en sık nedenidir.

Yaşam boyu diyabetik ayak geliştirme riski %25’tir .. Dünya genelinde travma dışı nedenlere bağlı ayak kesilmesi (amputasyon) sebepleri arasında diyabet birinci sırada yer almaktadır ve tüm amputasyonların %25-90’ını kapsamaktadır.

Diyabetik bir bireyin yıllık ayak ülseri geliştirme riski %2-6, sıklığı %3-8’dir. Tekrarlama riski 1. yılda %34, 3. yılda %61, 5. yılda %70’tir.
Ortalama iyileşme süresi 11-14 haftadır ve yıllık ayak kesilmesi (amputasyon) oranı %15’tir.
Diyabet için yapılan harcamaların %20’si ayak problemleri için olmaktadır.

Buna karşın sadece iyi bir hasta eğitimi ve bakım ile kolaylıkla önlenebilen tek diyabet komplikasyonudur.

Diyabetin komplikasyonu olarak ortaya çıkan sinir tahribatı ve tıkayıcı damar hastalığının birlikte en çok etkilediği organ, hastanın alt ekstremitesidir.

Nöropati diyabetik ayak lezyonunun başlamasında önde gelen nedendir. Hastaneye yatırılan hastaların çoğunda çarpma, vurma, batma, yanma vb. gibi hastaların farkına varamadıkları bir fiziksel etkenin yarayı başlattığı anlaşılmıştır.
Hastalar, genellikle duyu kaybı nedeniyle yaralanmayı erken dönemde fark edemez ve ayakta kalmaya, yürümeye devam ederler. Bu da ilerleyici doku hasarına yol açar.
Anjiyopatinin ise ayak yaralarının meydana gelmesinde sorumluluğu çok daha azdır. Hastaların ayak kan akımında azalma olduğundan besleyici madde, oksijen ve antibiyotiklerin yaralı bölgeye ulaşması kısıtlanmıştır. Bu yüzden yaralanmış, ülsere olmuş bölgede iyileşme zorlaşır.

Her branştan hekimi korkutan, ona meydan okuyan diyabetik ayak yaralarının tedavisi ciddi ve zor bir iştir. İyileştirme sanatının en zoru ve en fazla sabır isteyenidir. Yarayı tanıyan, yarayı derinlemesine görebilen, rekonstrüktif cerrahiyi iyi uygulayan, bilgili, deneyimli, sabırlı hekimler bu yaraların tedavisinde başarı sağlayabilirler. Hızlı seyirli (akut) olgularda ise erken cerrahi girişimin önemi çok büyüktür. Hastanın yatağında yapılacak bir kesi ekstremiteyi ve hatta hayatı kurtarmada en önemli adımdır.
Uzun ve kronik bir hastalığı kabullenme ve ona uygun bir hayat sürdürme, yeme ve içmeye sınır getirme, hayat boyu ilaç alma ve doktor kontrolünde kalma her insanın kolay başaracağı bir iş değildir.

Şeker hastalığı kurallı, kontrollü, displinli bir yaşam tarzı gerektirir.
Bu koşullar yerine getirildiğinde bir ölçüde göz ve böbrek komplikasyonlarının önüne geçilebilir.
Oysa ayak yaraları için bu yetmez.
Ayrıca ayak sağlığı, ayak bakımı ve hissiz ayağı bekleyen tehlikeler konusunda sürekli öğrenen, okuyan, araştıran bir kafa yapısı ve yaşam tarzına sahip olmayı gerektirmektedir.

Ayak yaraları ciddi bir eğitimle önemli ölçüde azaltılabilir ve bu hastaların kötü kaderi değiştirilebilir.

Diyabetik ayak tedavisi bir ekip işidir ve bu konuda deneyimli bir merkezde yürütülmelidir.

Bu takım başında bir endokrinolog veya diyabet tedavisi konusunda deneyimli bir iç hastalıkları uzmanı olmak üzere ortopedist, plastik cerrah, damar cerrahı, dermatolog, radyolog, diyabet hemşiresi ve ayak bakım uzmanından oluşur.

Bu ekip başta iyi bir kan şeker kontrolü olmak üzere yara tedavisinde lokal yara mücadelesi, uygun antibiyotik tedavisi, damar problemlerinin tespiti ve tedavisini yürütmelidir.

Tedavinin ilk basamağında acil tedaviye ihtiyaç olup olmadığı iyi belirlenmelidir. Acil tedaviye ihtiyaç duyulan durumlar:
1. Ayağın kızarması ve şişmesi
2. Ayakta infeksiyon, renk bozukluğu, cilt altında gaz birikimi
3. Ayak cildinde pembeleşme, nabız alınamaması, kangren varlığıdır.

Acil tedavi ;
-mutlak yatak istirahati,
-damardan uygun antibiyotik kullanımı,
-iyi kan şekeri kontrolü,
-infekte ve nekrotik dokuların uygun cerrahi yöntemlerle tedavisi ve pansumanını içermektedir.

Uzun dönemli tedavide infeksiyon ve yara bakımı yanında ağırlığa karşı gelen yükün azaltılması önemli bir yer tutmaktadır. Hastalar yara oluşan ayak üzerine mümkün olduğunca basmamalıdır, yeterli topuk desteği ile beraber yatak istirahati yaparak basınç azaltılmalıdır.

Varsa nasırlar uzman ekip tarafından temizlenerek altındaki dokuya pansuman yapılmalıdır. Uygun antibiyotik tedavisi haftalarca sürebilir. Cerrahi tedavi ile ayaktaki şekil bozukluklarının düzeltilmesi yara iyileşmesini sağlar ve yeni yaraların açılmasını engeller.
Ayrıntılı damar değerlendirmesi kangren ile gelen tüm hastalarda şarttır.

Diyabetik hastaların damar lezyonları genellikle birkaç seviyede birden olur. Bu damar daralmalarının tespitinde öncelikli yöntem doppler ultrasonografi ve anjiyografidir. Tedavisinde damarın anjiyografi sırasında genişletilmesi (anjiyoplasti) veya bypass cerrahisi kullanılır. Her iki tedavi şeklinin başarı oranları birbirine benzerdir.

Bunların yanında sigaranın bırakılması, beslenme düzenlemesi, kolesterol düzeylerinin düşürülmesi, kan basıncı ve kan şekerinin iyi kontrolü bu tedavilerin başarısını doğrudan etkilemektedir.
Tüm bu tedavi yöntemlerine cevap alınamıyorsa veya ayak başlangıçta çok kötü durumdaysa tek tedavi şansı ayağın kesilmesi (amputasyon) olabilir. Zamanında yapılan müdahaleler hastanın yaşamını kurtarabilir.

Ayaklarda yara açılmasını engellemek için uyulması gereken bazı kurallar vardır:

1. Ayaklar her gün muayene edilmelidir.
2. Sabun ve ılık su ile ayaklar hergün yıkanmalı ve uygun nemlendirici kullanılmalıdır.
3. Ayakkabılar giyilmeden önce içi kontrol edilmelidir.
4. Ayak ölçüsüne uygun ayakkabı alınmalıdır.
5. Parmakların rahat hareket ettiği içi geniş, bağcıklı ayakkabılar tercih edilmelidir.
6. Ayak ısı kaynaklarından uzak tutulmalıdır (ateş, radyatör, sıcak su torbası)
7. Evde ve dışarıda yalınayak dolaşılmamalı, önü kapalı ayakkabılar tercih edilmelidir.

Hülasa; ayak problemleri önlenebilir diyabet komplikasyonlarındandır. Hastaları gelişebilecek potansiyel problemler konusunda bilgilendirmek ve eğitmek önlemin temelini oluşturmaktadır. Diyabetik ayak yarası oluşmuşsa tedavisi uzman bir ekip tarafından yürütülmelidir.

annenizi gerekirse iyi bir hastaneye yatırılmak suretiyle , ilgili tıbbi ekip tarafından iyi bir bakım ve tedavisinin yapılmasını öneririm.

geçmiş olsun dileklerimi sunar , acil şifalar dilerim.


Yeni Sorular
Bugünkü Canlı Bağlantılar
Yakında...
Yeni Cevaplar

Açılış sayfam yap | Favorilerime ekle | Tavsiye et | E-posta: webadmin@revir.com | Bülten
Rakamlarla Revir.com | İletişim formu | Yardım | En çok cevaplayan doktorlar | Editörler | Duyurular


Revir.com sayfalarinda yer alan yazi, grafik, resim ve her türlü bilgi, konusunda yetkili kisilerce verilmektedir ve sadece aydinlatma amaçlidir. Sayfamiz doktorunuzun yerini almayi hedeflememektedir. Sizlere aktardigimiz bilgiler, tavsiye niteliginde olup, reçete ya da tedavi yöntemlerinizi degistirmeye yönelik degildir. Bilgilerin yanlis anlasilmasindan ve buna bagli olarak dogabilecek magduriyetten sitemiz yasal sorumluluk altinda degildir. Gerçek bir tani ve tedavi için, hasta ve doktorun yüzyüze gelmesi gereklidir. Bu sitede verilen bilgilerin kullanilmasinin sorumlulugu tümüyle kullaniciya aittir.