|
kanser değil , kansızlık mevcuttur. Aneminin tedavisi, oluşma nedenine bağlıdır:
* İlk olarak, tüm kronik kanamalar tedavi edilir. Bunlar iç kanamalar, hemoroide bağlı kanamalar, hatta sıklıkla tekrarlayan burun kanamaları bile olabilir.
* Daha sonra, herhangi bir demir eksikliği, B12 vitamini veya folik asit eksikliği düzeltilir.
* Eğer varsa, anemiye neden olan medikal tedavi durdurulur veya dozları azaltılır.
Bu yaklaşımlar işe yaramayabilir veya anemiye neden olan tüm medikal tedaviyi durdurmak mümkün olmayabilir. İki ek tedaviden biri nakil, diğeri EPO enjeksiyonudur.
Kan nakli, geçmişte birçok anemi için tek tedaviydi. Ancak nakiller, infeksiyona neden olabilir ya da immün sistemi baskılayabilir.
EPO (eritroprotein), kırmızı kan hücrelerinin üretimini harekete geçirir. 1985 yılında, bilim adamları nasıl sentetik EPO yapılacağını öğrendiler. EPO, deri altına, genellikle haftada bir kez enjekte edilir.
yapılan büyük bir araştırma, EPO enjeksiyonunun riskleri azaltırken, nakillerin artırdığını bulmuştur. Kan nakli, risklerinden dolayı, anemi tedavisi için daha nadir olarak kullanılmaktadır.
Anemi, insanların yorgunluğunu artırır ve kendilerini kötü hissetmelerine neden olur, hastalık seyrini ve buna bağlı riskleri artırır. Anemi, HIV nedeniyle oluşabileceği gibi, başka hastalıklar nedeniyle de gelişebilir. HIV tedavisinde ve diğer infeksiyonların tedavisinde kullanılan birçok ilaç, ayrıca anemiye neden olur.
Anemi tedavisi, yaşama koşullarını geliştirir. Kanamaların düzeltilmesi, demir yoksunluğunun giderilmesi veya vitaminler ilk adımdır. Eğer mümkünse, anemiye neden olan medikal tedavi durdurulmalıdır. Eğer gerekliyse, hasta eritroproteinle, veya çok daha nadir durumlarda olmak üzere kan nakliyle tedavi edilmelidir.
Günlük demir gereksinimi 1-3 mgr. kadardır. Bunun % 5-10 duedenum ve proksimal ince barsaktan emilir. Günlük kayıp 1 mgr dır. Ter, dışkı, idrar, dökülen hücreler ile kaybedilir. Gereksinim bebeklik, hamilelik, ağır hastalık ve emzirme dönemlerinde artar. kırmızı et, karaciğer, balık, kuru üzüm ve yumurta sarısı demir açısından zengin gıdalardır. Un, ekmek ve tahıllar demir ile zenginleştirilmiş olabilir.
Ağızdan demir tedavisinde kullanılan demir formları demirsülfat, demir glukanat ve demir fumorattır. Demir tedavisine başladıktan iki ay sonra hemoglobin düzeyi normale dönecektir, ancak çoğunlukla kemik iliğinde olan demir depolarını doldurmak amacı ile tedaviye 6-12 ay daha devam edilmelidir.
Damar içerisine veya kas içerisine uygulanabilecek demir ilaçları da ağızdan alıma dayanamayan hastalarda kullanılabilir. Tedavi ile birlikte kan sayımı iki ay içerisinde normale dönecektir.
ayrıca alınan gıdalara dikkat etmekte gerekir.
iyi bir beslenmede dikkat edilmesi gerekenler şunlardır.
1. Hücrelerin, serbest radikallerin zararlı etkilerinden korunması için hergün 5 - 9 porsiyon sebze ve meyve tüketmek gerekiyor. 2. Konserve besinler değil, taze veya donmuş olanlar tercih edilmeli. 3. Sebzeleri mümkün olduğunca çiğ veya az pişmiş olarak tüketmek gerekiyor. Çiğ ve taze sebzelerin sahip olduğu antioksidant özellik pişirmeyle yok oluyor. Az pişirme beta karoten emilimini de artırıyor. 4. Hayvani yağlar yerine, zeytinyağı, ayçiçekyağı, kanola yağı, soya yağı gibi sıvı yağları tercih etmek gerekiyor. 5. Kurufasulye, nohut, bakla, bezelye, mercimek, yeşil fasulye, soya ve yulafta bol miktarda bulunan saponinler, antioksidant etki göstererek hücrelerdeki DNA mutasyonlarını önleyerek antikanserojen etki gösteriyorlar. Bu yüzden kurubaklagilleri sıklıkla tüketmek gerekiyor. 6. Zeytinyağı en iyi antioksidant yağ. Bol E vitamini içeriyor, gençlik sağlıyor ve hastalıklardan uzak tutuyor. Ayrıca, kötü kolesterolün (LDL) okside olmasını ve damar duvarına girmesini önleyerek, iyi kolesterolü (HDL) artırıyor. Böylece, damar sertliği, kalp-damar sistemi hastalıkları, kalp krizi ve inmeden uzak durmanızı sağlıyor. 7. Avokado, kötü kolesterolü düşürerek, kalp hastalığı riskini azaltıyor. 8. Yağsız süt ürünleri (light süt, light yoğurt, light peynir), protein ve kalsiyumdan zengin, doymuş yağdan fakir besinler. Kemik, diş ve kasların yapısını sağlamlaştırıyor, yüksek kan basıncının kontrolünde yardımcı olan potasyum içeriyor. 9. Demir, kırmızı kan hücrelerimizde oksijen taşıyan hemoglobin ve kaslarımızdaki myoglobin proteinlerinin yapısında yer alıyor. En çok bulunduğu besinler, ciğer, yumurta sarısı, kırmızı etler, nohut, mercimek, balık, istiridye, yeşil yapraklı sebzeler. Eksikliğinde, kansızlık ve bağışıklık sisteminde bozukluklar oluşuyor. Ancak, demir fazlalığı vücutta aynen paslanma benzeri oksitlenme yaparak, damar sertliğine ve tüm vücut hücrelerinin erken yaşlanmasına, yağlanmasına neden oluyor. Bu yüzden demir preperatları doktor kontrolünde almak gerekiyor. 10. Yüksek ısıda pişirilen, kızartılan etlerin içinde kanserojen etki yapan heterosiklik aminler oluşuyor. Önlemek için fırınlama, buharda veya mikrodalgada pişirmek gerekiyor. 11. Beyaz unlu gıdalar, beyaz ekmek, pirinç, patates ve tüm şeker katkılı gıdaların glisemik indeksi yüksek. Bu da erken yaşlanmaya sebep oluyor. Beyaz pirinç yerine, posa bakımından zengin esmer pirinç veya bulgur pilavı tercih etmek iyi bir çözüm. 12. Lif, bitkisel gıdaların iskeletini oluşturduğundan, ne kadar fazla sebze, meyve ve işlenmemiş tahıl yenirse o kadar fazla lif alınmış oluyor. Günde 30 - 35 gram kadar lif almak vücut için yararlı.
benim size önerim ; bizzat bir dahiliye veya hematoloji uzmanına muayene olarak gerekli tedaviyi yaptırmanız olacaktır.
geçmiş olsun dileklerimi sunar , acil şifalar dilerim.
|